Okulsayfam editörü olarak mümkün olduğunca ülkemizde bulunan müzeleri geziyor ve kendimce değerlendirmelerde bulunuyorum. Öncelikle şunu bilmeliyiz ki, kendi tarihimizi öğrenmek, kültür ve sanatı daha yakından incelemek adına mümkün olduğunca müzeleri ziyaret etmeliyiz. Bugün çok etkilendiğim bir müzeden sizlere bahsedeceğim ancak öncelikle zor zamanlardan geçtiğimiz ve sosyal aktivitelere katılmak konusunda zorluk çektiğimiz bu dönemlerde neden müzeleri ziyaret etmemiz gerektiğini biraz daha konuşalım.

Örnek olarak bugün bu yazıyı paylaştığımız an itibariyle haftasonu ve ne tür aktivitelere katılacağınız konusunda araştırmalar yapıyorsanız, size en yakın müzeler nereler, buraları araştırmak ile güzel bir aktivite planı yapabilirsiniz. Özellikle müzeler bizlere geçmiş tarihi an be an yaşattığı, o dönemleri hatırlattığı için çok keyifli ve değerli anlar yaşayabilirsiniz. Bu yazıyı okuyan ziyaretçilerimiz eğer Ankara’da yaşıyorlar ise, ya da Ankara’ya gidecek olanlar varsa, bugünkü planınız bizden!

Müze Aktivite Planı!

Yaşadığınız hangi şehir olursa olsun, mutlaka görülmesi gereken müzeler vardır. Ancak eğer Ankara dışında yaşıyorsanız, ilk Ankara ziyaretinizde gideceğiniz ve görmeniz gereken bir yerden bahsedeceğim. Tabi ki Ankara’ya ilk geldiğinizde Atamızı ziyaret ederek ilk sosyal aktivite planını başlatabiliriz. Daha sonra ise sizi derinden etkileyecek bir müze olan Ulucanlar Cezaevi Müzesine gitmenizi kesinlikle tavsiye ediyorum. Bugüne dek çok fazla müze gezmiş birisi olarak şunu belirtmeliyim ki, giren her ziyaretçiyi derinden etkileyen bir müze olmuş.

Peki, okulsayfam editörü olarak beni etkilyen nelerdi? Öncelikle hayatım boyunca ilk kez bir cezaevinin içine girmiş ve gözlemlemiş bulunmaktayım. Bu cezaevinin dönemin en gaddar cezaevi olduğuna müze içerisindeyken anlık olarak tanıklık ediyorsunuz. Kuşkusuz beni en derinden etkileyen bir ekşi sözlük yazarınında bahsetmiş olduğu, ”müze envanterine kayıtlı erdal eren’in, deniz gezmiş’in, yusuf aslan’ın, hüseyin inan’ın, necdet adalı’nın ve nice fidanın solduğu darağacı hapishane avlusunda” görmüş olmamdı.

Cezaevi hatırladığım kadarıyla 10 koğuştan oluşuyor ve cezaevine ilk giriş yaptığınız alanda zindanlar bulunuyor. Burada zindanlar içerisinde balmumu mahkumlar koyulmuş ve o dönemlerde nasıl işkenceye dayalı cezalar verildiğini seslendirmeler ile tanıklık ediyorsunuz.

İlk Giriş Hilton Koğuşu

Müzede tecrit koğuşları denilen, zifiri karanlık ve bir tuvalet büyüklüğünde mahkumların zincire bağlandığı yerleri görerek başlıyorsunuz. Daha sonra sizi Hilton koğuşu karşılıyor. Bu koğuşa ilk girdiğinizde neden Hilton denildiğini merak ediyorsunuz ve cevabı diğer koğuşları gördükten sonra anlıyorsunuz. Hilton koğu denilmesinin sebebi ise, bir pencerenin ufak bir bölümünden Ankara manzarasını ufakta olsa görebiliyor olmanızıdır. Düşünün ki diğer koğuşların ne kadar berbat olduğunu! Yaptığım araştırmalara göre bu cezaevinin projesini çizen bir Alman Müteahhitmiş. Koğuş tavanlara baktığınızda aslında bu Alman mimar cezaevi ruhuna uygun olarak da koğuşların tavanlarını köşeli olarak, tıpkı bir tabut kapağı gibi yapmış. Kısacası buradan çıkışın yok düşüncesi ile yapmış. İşte tabi ki burada ki psikolojiyi siz düşünün.

Ceza evinde sağcısı solcusu, bakanı millet vekili, kısacası aklına gelebilecek her türlü insan cezasını ya son nefesini vererek ya da ömrünün yarısını tamalayarak geçirmiş. Bülent Ecevit’ten tutunda Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet Ran, Sami Cebeci, Yılmaz Güney, Ahmet Arif, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Metin Peker, Oral Çalışlar, İpek Çalışlar, Beyhan Cenkçi Adnan Cemgil, Cüneyt Arcayürek, Fakir Baykurt, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Metin Toker, Muhsin Yazıcıoğlu, Osman Yüksel Serdengeçti, Talat Aydemir, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Mustafa Pehlivanoğlu, Fikri Arıkan, Ali Bülent Orkan, Muharrem Şemsek…

Size tavsiyem bu müzeye gitmeden önce Uçurtmayı Vurmasınlar isimli filmi izlemenizi ve daha sonra müzeyi ziyaret etmenizdir. Sizinde çok etkilendiğiniz müzeler varsa, aşağıda ki yorum bölümünde paylaşabilir, bilgi verebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz