Şiir, Düz Yazı ve Öykü Farkı Nedir?

Edebiyatın Kalesi Şiir, Düz Yazı, Öykü

Şiir, düz yazı ve öykü farkı ince nüanslarla birbirinden ayrılsa da temelde kelimelerin büyülü dünyasında gezerler. Kelimelerin edebi ve sanatsal kullanışı işlevsellik katar ve her birini farklı kulvara taşır. Kelimeler günlük dilde okunursa ve normal seslendirilirse düz yazı, kelimeler bir ahenge göre dizilirse ve nağmeli seslendirilirse şiir, kelimeler günlük dilde okunursa ve nağmeli ahenkli seslendirilirse öykü olur.

Şiir ile Düz Yazının Karıştığı Öyküler 

“Öykü, uzun şiirdir, şiir ise kıssasız hisse”dir demiş bir sanat adamı. Şiir kendi içinde ahengi olan bir tür olarak edebiyatımızda yerini almıştır. Şiir okunurken bir musiki eşliğinde kulağımıza ulaşır. Bu kafiye, redif, şiirin ölçüsü, asonans gibi unsurlar şiiri musikiye yaklaştırır. Düz yazının ise kendine ait bir oturmuşluğu bir sıraya dizilmişliği bulunmaktadır. Şiirde duygular uçuşurken düz yazıda fikirler ipe dizilir. Şiir ile düz yazı bu sebeple birbirinden ayrılmaktadır.

Düz Yazıyı Azaltıp Şiire Yaklaştırmak

Fikirlerin insanların zihninde başka insanların zihnine ulaşması gerekir. İşte bunu yazılarla yaparız. Kendimizi, düşündüklerimizi yazıyla aktarırız. Fikirlerimizi anlatmak için kelimeleri arka arkaya sıraladıkça sıralarız. Böyle olunsa binlerce kelime ortaya çıkar fikirleri anlatmak için. Sözcükleri biraz azaltıp içine biraz yoğunluk eklediğimizde ortaya daha yoğun ama kısa ve öz bir anlatım çıkacaktır.

Az sözcükle çok şey anlatmak derler buna. İşte bunu biraz daha yoğunlaştırmaktır şiir. Az söz çok şeydir şiir.  Fikirleri zihinlere aktarırken çok sözcükle şimdi şiirle ama az sözle yüreklere anlatmaya başlamıştır insanlar. Şiirimsi sözüyle karşılayabiliriz bu olayı. Sözcükleri azaltıp çok anlam yükleyip şiire ulaşmaktır anlayacağınız. İşte size şiirimsi konuşan yazan insanlar. Kulağa çok hoş gelen fikirler. Şiir ile düz yazı el ele verip şiire gitmektedir.

Şiiri Çoğaltıp Öyküye Ulaşmak

Şiirle yüreğe dokunan sözcükler biraz daha açılmaya başlarsa anlatım olayları anlatmaya geçecektir. Yaşananları, yaşadıklarımızı anlatmaya başlayacaktır. Şiir ile düz yazı el ele verip bu sefer öyküye oturmaya gitmektedirler. Şiirle anlatamadığımız yaşanabilir sözcüklere yükleye yükleye artırıp öyküye ulaşmaktadır yazarlar şairler ve okuyanlar. Ellerinde bir sözcükler vardır bir de kalem.

Karşılarında ise can kulağıyla dinleyen zihinler ve kalpler bulunmaktadır. Anlatıcı, yazıcı işte sözcükleri alıp alıp yükler anlamları ve gönderir boşluğa. Kimi düz yazının atına binip gider akla fikre. Kimileri uçuşan kelimelerden en hoş olanları alır allar pullar ve gönderir yüreklere. Daha dünya kadar sözcük var boşlukta uçuşan birileri alıp kullanacak onları kimi şiir, kimi makale yazacak onlarla ve işte kimileri de son yıllarda olduğu gibi birleştirecek duygu ve düşünceleri öyküye doğru yola çıkacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir