Son zamanlardaki teknolojik gelişmeler sayesinde soyu tükenmiş hayvanlardan bazılarının hayata döndürülmesi artık her zamankinden daha fazla olası gibi görünüyor. Bugün bilim adamlarının hayatı geri getirmek istediği soyu tükenmiş 10 hayvana bakacağız. 1 numaraya kadar mutlaka okuyun. Eminim bu yaratıklardan birini gelecekte gerçek hayatta görmek isteyeceksiniz. Bu Tarz yazıların devamının gelmesini istiyorsanız sadece bir dakikanızı ayırıp yorum bölümüne yorum atmanız yeterli olacak.

1- MOA

Yeni Zellanda’da bulunan toplam 9 Moa türü vardır. Büyük ve uçamayan kuşlar olduklarından insanlar için avlanması kolay. İyi bir et kaynağı oldular. İşte bu yüzden Polinezyalılar 13’üncü yüzyılda Yeni Zelanda’yı işgal ettiklerinde bu hayvanları durmaksızın soyları tükenene kadar avladılar?Soylarının tükenmesi direk olarak insanların suçu olduğundan hayatı geri döndürecek hayvan adayları arasında ön sıralardalar. Yani gerçekten de soylarının tükenmesinden 700 yıl sonra Moalar yine bu dünya üzerinde dolaşabilir.

Hatta bu düşündüğünüzden daha erken olabilir. Son zamanlarda bilim adamları nesli tükenmiş bir mua türü olan küçük çalı Moasının ilk nükler genlerini başarıyla bir araya getirebildiler. İlk başta bu tam bir başarı gibi görünmüyor. Çünkü genom sadece kısmi bir transfer. Ancak kurucu üzerinde çalışan bilim adamları bunun kolay bir iş olmadığını ve projede belirleyici bir an olduğunu söylüyorlar. Bu başarı ile geri kalan 8 Moa türünün genlerinin yakında toplanacağından oldukça eminler. Yani bu dev kuşları canlı canlı göreceğimiz günler yaklaşıyor.

2- Pirene Dağ Keçisi.

Pirene dağ keçisi, İspanyol dağ keçisinin bir alt türüdür. Son 20 yıl içinde soyu tükenmiş hayvan türlerinden biridir. 200 yılı aşkın bir süredir spor olarak bir etleri için kullandılar. Ta ki sonuncu Pirene dağ keçisi 2000 yılında ölene kadar. O zamandan beri bu türü ölümden geri getirmek için girişimlerde bulunuldu. Priene dağ keçisi teknik olarak 2006’da hayata geri getirildi. Ancak birkaç dakika içinde tekrar suyu tükendi. Son dağ keçisinin donmuş derisinden genetik materyal kullanarak embriyolar oluşturarak başarılı bir klon ürettiler. İspanyol dağ keçilerine implant ettiler.

Bu olay klonlama yoluyla nesli tükenen hayvanları geri getirmeye yönelik ilk başarılı girişim oldu. Bu başarıdan sonra artık soyu tükenmiş hayvanları geri getirmenin çok kolay olacağını düşünebilirsiniz. Yani demek ki bilim adamları bazı uygulanabilir genetik materyalleri sahip oldukları sürece bunu yapmak çok kolay olmalı. Ancak maalesef bu hiç doğru değil. Klonlama nın başarı oranı son derece düşüktür. Oluşturulan ve implant edilen yüzlerce VEKİL embriyo arasında sadece bir tanesi normal sürede doğdu. Ancak onun da doğumu kusurlu oldu. Yine de tüm zorluklara rağmen bilim adamları Pirene dağ keçisinin hayata geri dönebileceğinden eminler. Bu artık sadece zaman ve deneme yanılma meselesi haline geldi.

3- Quagga

1883’de ki aşırı avlanma nedeniyle Quaggaların neslinin tükenmiş olduğu düşünülüyordu. Ancak 1984’te geliştirilen soy bilim teknolojisi Quaggaların aslında sade zebranın bir alt türü olduğunu ortaya çıkardı. Bu, DNA’ların bir kısmının aynı olduğu anlamına geliyordu. Gözlemlenebilir özellikleri farklı olsa da iki tür de aynı genotip paylaşır. Quaggalar yeniden hayata döndürmek amacıyla Quagga projesi başlatıldı.

Zebralardan yapay seçim bir Quagga yaratılmaya çalışıldı. Proje biraz başarılı oldu. İlk Quagga benzeri Zebra tayı 2005 yılının Ocak ayında doğdu ve beşinci nesil taylar ise Aralık 2013’te doğdu. Bilim adamları seçici çoğaltma ile nesli tükenmiş Quaggalarla özdez zebra nesilleri oluşturmayı umut ediyor.

Sağlık Tavuğu

Sağlık Tavukları insanların korumak için birinci derecede çaba sarf ettiği hayvan türlerinden biriydi. Bu kuşlar kuzey doğuda son derece yaygındı ve muhtemelen 1621 de yapılan ilk şükran yemeğinde kesilip yenmişlerdi. Çok lezzetli olmasından dolayı doğada çok fazla avlandılar. Böyle olunca yerel yetkililer avlanmayı yasakladı ve kalan habitatları korumak için bir koruma kurdu. Yerel koruma çabalarına rağmen koruma altında yaşayan son sağlık tavuğu 1932’de öldü. Müzelerde saklanan çokça DNA ornegi, sağlık tavuğunu hayata durdurabilecek hayvanlar arasında önemli bir aday yapıyor. Bir de zaten insanlar olarak bunu onlara borçluyuz.

Gastrik Kuluçka Kurbağaları

Gastrik kuluçka kurbağaları Doğu Avustralya’da Guessgand’a özgü yer kurbağaların bir türüydü. Bu familya her ikisi de 1980’lerin ortalarında soyu tükenmiş iki türden oluşuyordu. Bu kurbağalar benzersiz üreme yöntemleriyle bilinir. Anne midesini rahime dünüştürür. Yumurtalarını yutan 6 haftalık gebelik döneminde yemek yemekten kaçınır ve kusarak doğum yapardı. Bu türler hayata döndürülmeye aday. Öldükten sonra hayatı geri getirilen bir İncil karakterinden esinlenerek adlandırılan Lazarus projesi bu kurbağaları hayatı döndürmek amacıyla kuruldu ve son yıllarda uzun bir yol kat ettiler.

2013 yılında New Castle Üniversitesi’ndeki bilim adamları ölü bir gastrik kuluçka kurbağasından bir hücre çekirdeğini başka bir kurbağa türünden canlı bir yumurtaya yerleştirerek klonlamaya çalıştı. Profesör Mayk Usher hayatta kalacak bir embriyo yapmak için bu yöntemi kullanmaya devam etmeyi umuyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz