Savaşlar, barışlar, krizler, anlaşmalar. Dünya neden bu halde? Kim yön veriyor bunlara? Siyasiler mi? Siyasiler gerçekten dünyayı yönetebilir mi? Yoksa her şeyin sorumlusu para mı? Eğer para dünyayı yönetiyorsa, en çok paraya sahibi olan insanlar dünyayı yönetiyor olabilir mi? İşte bu Amerikanın ilk milyoneri! Şuanda ki varlıkları hesaplanamayan dünyanın en zengin ailelerinden biri olan Rockefeller ailesinin öyküsü. 8 Temmuz 1838 yılında doğan John Rockefeller, altı kardeşten 2.si olarak dünyaya gözlerini açtı. Babası gezgin bir tüccar olup annesi ise dindar bir ev hanımıydı. Bay John, 11 yaşına kadar göçebe hayatı yaşadı. Bu yıllarda Babtist kiliselerinde eşya muhafızlığı yapıp annesi için hindi yetiştiriyordu. Göçebe yaşamı, babasının ev almasıyla son buldu ve okula kayıt oldu.

Yaklaşık 4 yıl sonra kayıt olduğu okulu bırakıp meslek kursuna yazıldı. Yarım dönemlik kurs hayatı sonunda özel bir şirkette muhasebeci olarak çalışmaya başladı. Burada ki görevi lojistik maliyetleri hesaplama ve firmaya borçlu olanlardan parayı toplamaktı. Günde 50 cent kazanıyordu. Bu o zamanlar içinde yüksek bir para değildi. Yaklaşık iki yıl sonunda patronları o’na anlamlı bir zam vermeyi reddedince artık işten ayrılma vaktinin geldiğini düşündü. Yaşı 19 iken kurstan yakın arkadaşı olan Moris Clark ile komisyonculuk işine girmek istiyorlardı. Amerika o sıra iç savaşa doğru gidiyordu ve John seneler sonra da söyleyeceği gibi bu felaketi bir fırsata çevirmek istiyordu. Kısa zamanda borç bulup hayalini kurdukları komisyonculuk şirketini açtılar. Olası çıkacak bu savaşta en çok ihtiyaç duyulacak temel malzemeler olan saman, tahıl ve çeşitli et ticaretine başladılar.

John’un umduğu kriz, fırsata dönüşmüş daha ilk senelerinde şirketleri yarım milyon dolar kazanç elde etmişti. Aldıkları komisyon kazancın ufak bir payı olsa da şirketleri için büyük bir başarıydı. John itibarını arttırmış, iş çevrelerine ve bankalara adını duyurmuştu. Dört sene sonra tarih 1863 olduğunda John’un radarında yeni bir iş kolu vardı. Amerika’da bulundukları bölgede petrol çıkarılmaya başlanmış, kısa sürede daha farklı rezervlerde bulunmuştu. Petrol, antik çağlardan beri biliniyordu fakat kullanım alanı yok denilecek kadar azdı. Benzinli otomobiller henüz icat edilmemiş, petrolün silah sanayisinde, ulaşımda, plastik üretiminde hiç bir yeri yoktu.

O dönem petroller siviller tarafında lamba yakacağı olarak kullanılıyordu. John, atılım yapacağı yeni iş sektöründe petrol ile çalışan bir şeyler üretmesi gerekiyordu. Kardeşi William Rockefeller ve dönemin en iyi kimyageri Samuel Andrews’i işe dahil etti. Kimyager Andros kısa süre içerisinde petrol ile Naphtha, katran ve parafin geliştirmeye başladı. Andros ve Clark pek çok konuda anlaşamıyordu. John bu duruma, ”İş dünyasında kurulan bir dostluk, arkadaşlık üzerine kurulan bir dostluktan daha iyidir” diyerek şaibeli bir şekilde Clark’ın hissesini 72,500 $ karşılığında satın alıp, onunla olan ortaklığına son verdi.

John Rockefeller, rekabetin günah olduğunu düşünüyordu. Kendisi Cleveland’da ki büyük rafineye sahipti. Diğerlerinin aksine ürettiği yağ ürünlerle beraber daha fazla kar ediyordu. Ancak piyasada 26 adet daha rafine bulunuyordu. Açıkçası rekabeti ortadan kaldırmak istiyordu. Asıl işi olan Lojistik maliyetleri hesaplama da bir şey öğrenmişti. Aslında günümüzde, üniversitelerde bir ders olarak okutulan, Rockefeller Railroad Rebates isimli planını uygulamaya başladı. Bu plan lojistik tren ile sağlanıyordu.

Açıkçası John Demir yollarına inanılmaz indirim sağlıyordu. Taşıdığı ürünün bir kısmını da onlara veriyordu. Karşılığında ise rakip firmaların ürünleri asla taşınmayacaktı. Ürünleri ihraç edilmeyen diğer rafineriler, sırf bu problemle değil, üstüne John’un aniden %80 fiyat indirmesiyle baş edemediler. Bu sayede 5 yılda 26 rakip şirketin 22 tanesini kendi bünyesine geçirdi. Artık işler çok büyümüştü. Henüz 30 yaşındaydı ve Amerikanın en genç ve ilk milyoneri olmuştu.

Bütün bu rafinerileri birleştirip bir yıl sonra (1860) yılında Standard Oil firmasını kurdu. On yıl içerisinde Standard Oil, ülkenin en verimli ikinci petrol yatakları olan kuzey doğuya gözünü dikti. Burada ki rafinerileri de bünyesine katıp, dünyanın ilk petrol boru hattını döşemeye başladı. Standard Oil Amerika Birleşik Devletlerinin petrolünün %90 kısmını  rafineri ediyordu. Ülke içinde rekabet bitmişti. Petrol ve petrol ile alakalı her şey Standard Oil firmasının tekerinde idi. İngilizce de tekel demek bize o popüler kutu oyununu anımsatıyor değil mi?

Hani amacının her yeri alıp karşıdakileri iflas ettirmek olan? İşte mantığı aynı olup ismi Monopoly olmayan bir oyunu Elizabeth Magie tarafından 1903 yılında John Rockefeller’ı protesto etmek amacıyla piyasaya sürüldü. Asırlardır süre gelen bir aliden bahsediyoruz. Süper güç olarak adlandırılan Amerikanın ilk milyoneri diyoruz. İşte o günden bugüne sürekli gelişim halinde olan Rockefeller ailesi çeşitli dallarda işlerini büyüterek dünyanın en zengin ailesi olmayı başardı.

Bu aile hakkında fazlasıyla söylentiler var diyebiliriz. Farklı tarikatlara üye oldukları ve soylarının tükenmemesi için aile bireylerinden bazılarının farklı bir gezegene taşındıkları ve orada hayat kurmaya başladıkları bile söyleniyor. Kuşkusuz ki dünya gündemini sarsacak, yapacakları bir hamle ile bir çok ülkeyi batıracak güce sahipler. Çok fazla medyayı kullanan bir aile olmaktan ziyade görünmemeyi tercih ediyorlar. Kimi araştırmacılara göre Dünyayı yönetenler tek bir aileden oluşuyor. O da Rockefeller ailesi.

Youtube platformu üzerinden bu aile hakkında detaylı belgesellere ulaşabilirsiniz. İş hayatlarında sır gibi sakladıkları kurallar nelerdir? Bugüne dek sürek soyları nasıl zengin kalmayı başarabildi gibi merak edeceğiniz soruları izleyeceğiniz videolarda bulabilirsiniz. Hatta sizin için keyifle izlediğim bir Rockefeller belgeselini aşağıya ekliyorum. Umarım keyifle izlersiniz.

Dünyaya yön verdiği düşünülen Amerikanın ekonomi konusunda ikinci büyük ailesi olan ROTSCHİLD ailesini de kısa süre içerisinde sizlerle paylaşacağız. Şimdi size soruyoruz. Zengin olan, parası olan insanlar dünyayı yönetebilir mi?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here