Dünyada yaşamın başlangıcından itibaren insan sağlığını tehdit eden pek çok hastalık türü ortaya çıkmıştır. Bu hastalıkların ortaya çıkması ise insanların; yaşam biçimleri, beslenme tipleri ve gün içindeki hareket oranlarıyla doğru orantılıdır. Sıralanan çevresel faktörler ile beraber kişilerin genetik dizilimleri de hastalıkların ortaya çıkmasında önemli bir etkiye sahiptir.

Tıp alanında gerçekleşen çalışmalar da insanların karşılaştıkları yaşam tehditlerini ortadan kaldırmayı amaçlayan gelişmelerdir. Günümüzde de diyabet hastalığı dünya genelinde oldukça yaygın karşılaşılan bir hastalıktır. Bu hastalığın insan yaşamına olan etkilerini en aza indirmek ve hatta ortadan kaldırabilmek için tıp alanında pek çok tedavi yöntemi geliştirilmiştir.

Diyabet Nedir?

Diyabet tıpta, kişinin kanında bulunan glukoz seviyesinin normalin üzerinde seyretmesi anlamına gelir. Aynı zamanda sağlıklı bir kişinin idrarında şekere rastlanmazken, diyabet hastası bir kişinin idrarında şekere rastlanır. Bu durum gerekli tetkiklerle kişinin diyabet hastası olup olmadığını ortaya çıkaran belirtilerden biridir.

Diyabet, dünya üzerinde her 11 kişiden bir kişinin yakalandığı bir hastalık türüdür. Oldukça yaygın görülen bu hastalık türü için çeşitli tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Hatta tıp alanında gerçekleşen teknolojik ilerlemeler aracılığıyla da diyabet hastalığının tedavi yöntemleri geliştirilemeye devam edilmektedir. Hastalığın teşhis edilebilmesi için vücutta hissedilen herhangi bir anormallikte öncelikli olarak bir sağlık kuruluşu ziyaret edilmeli ve gerekli tetkiklerden geçilmelidir. Aksi takdirde sürekli olarak ertelenen anormal durumlar, kişinin hayatını kaybetmesine neden olabilecek kadar etkilidir.

Diyabet Çeşitleri Nelerdir?

Diyabet hastalığında doğru bilinen yanlış, hastalığın tek çeşit olduğu yanılgısıdır. Diyabet hastalığının; yaşa, metabolizma durumuna, genetik faktörlere bağlı olarak pek çok çeşidi bulunmaktadır. Temel olarak iki tipi bulunan diyabet hastalığının diğer çeşitleri ise iki tipe benzer olarak gerçekleşmektedir.

Tip-1 Diyabet: Çocukluk döneminde ortaya çıkan Tip- 1 diyabet, yaşamsal faaliyetlere etkisi en fazla olan diyabet tipidir. Bu hastalık, pankreastaki insülin hormonunun yetersiz üretilmesiyle ortaya çıkar. Vücutta normalin altında bulunan insülin hormonu da yaşam kalitesine büyük ölçüde zarar vermektedir. Bu nedenle Tip-1 diyabet hastalığına yakalanmış kişiler yeterli insülin takviyesini dışarıdan almak zorundadır. Takviyeler ise kişiye uygun belli dozdaki iğneler aracılığıyla verilmektedir.

Tip-2 Diyabet: Tip-1 diyabet hastalığından farklı olarak Tip-2 diyabete yakalanmış kişilerin vücudunda insülin hormonu yeterli şekilde bulunmaktadır. Ancak bu kişilerin vücut hücreleri insülin hormonuna karşı duyarsız hale geldiğinden, kişinin kanında yüksek glukoz ile karşı karşıya kalınır. Tip-2 diyabet hastalığının tedavisi ise antidiyabetik ilaçlar veya iğneler aracılığıyla gerçekleşir. Bu tedavilerin dozajı ise başvurulan hekim aracılığıyla kişiye uygun olarak belirlenir.

Sıralanan diyabet tiplerinin haricinde de bazı kişilerde farklı etkilere sahip olan diyabet hastalıklarıyla karşılaşılmaktadır. Örneğin, Latent Autoimmune Diabetes in Adults (LADA) ismindeki diyabet tipi, ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin zarar görmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Benzer şekilde Maturity Onset Diabetes (MODY) isimli diyabet tipi de, Tip-2 diyabet hastalığına benzer olarak ortaya çıkar. Ancak bu tip diyabet kişilerin vücutlarında erken yaşta ortaya çıkar.

Diyabet Belirtileri Nasıl Olur?

Diyabet hastalığının en büyük belirtisi, yapılan kan tahlilleri sonucunda kanda yüksek oranda glukoza rastlanmasıyla kendi belli etmektedir. Bunun haricinde idrarda şekerin olup olmadığının tespit edilmesini sağlayan idrar tahlilleri de, hastalığın teşhisinde önemli bir belirleyicidir. Bu belirtilerin haricinde, diyabet hastalığına yakalamış kişilerde ortak olarak gözlenen belli belirtiler bulunmaktadır. Bu belirtiler ise başlıca şu şekildedir:

  •  Normalden fazla yemek yeme
  •  İdrara sıklıkla çıkmak
  •  Ağızda kuruluk ve aşırı su içme isteği
  • lHalsizlik ve çabuk yorulma

Bu belirtilerin yanında diyabet hastalığına yakalanmış kişilerin büyük çoğunluğunda göz problemleriyle de karşı karşıya kalınabilmektedir. Bu problemler diyabet tedavisin başlanmasıyla birlikte geçici olsa da, kişilerin bulanık görmesine sebep olmaktadır.

Diyabetin Tedavisi Nasıldır?

Dünyada yaygın olarak karşılaşılan diyabet hastalığının tedavisi ise, hastalığın tiplerine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Kişi, yukarıda sıralanan belirtiler doğrultusunda da vücudunda hissettiği anormallikler karşısında ilk olarak en yakın hastanenin dahiliye bölümüne başvurmalıdır. Bu hastalık belirtiler kişi tarafından önemsenmeli ve ertelenmeden uzman bir hekim tarafından muayene edilmelidir. Aksi takdirde yaşamsal tehditlerle karşı karşıya kalınması kaçınılmaz olacaktır.

Diyabet hastalığının tedavisinde uygulanan yöntemler ise hastalık tiplerine göre farklılaşmaktadır. Örneğin, Tip-1 diyabet hastalığına yakalanan kişilerin vücudunda insülin hormonu yetersiz şekilde bulunduğundan, bu kişilere insülin tedavisine başlanmaktadır. Bu tedavi, kişiye uygun dozajlarda haplarla gerçekleşebileceği gibi insülin iğneleriyle de sağlanabilmektedir. Bu seçim tamamen kişinin vücut tipine bağlı olarak yapılır.

Tip-2 diyabet hastalığının tedavisindeki asıl amaç ise, hücrelerin insülin hormonuna olan duyarlılığını artırmaktır. Bunun için Tip-2 diyabet hastalığın sahip olan kişilere oral şekilde alınan antidiyabetik ilaçlar verilir. Tip-1 ve Tip-2 diyabet hastalarının tedavisinde uygulanan ilaç yöntemlerinin haricinde, kandaki glukoz seviyesinin dengede kalabilmesi için uygun beslenme yöntemleri de kullanılır. Bu kişiler diyetisyen hekimlere danışarak, hastalık tiplerine uygun beslenme listesi alarak yaşam kalitelerini normale döndürebilmektedir. Dilerseniz Kilo Vermek İçin Atılacak 5 Önemli Adım konumuza da göz atabilirsiniz.

Diyabet Ameliyatı Nedir?

Günümüzde dünya üzerinde 382 milyondan fazla diyabet hastası bulunmaktadır. Bu oran oldukça yüksek olduğundan, diyabet hastalığının tedavisi için yapılan çalışmalar da bir o kadar yoğun ve titizlikle gerçekleştirilmektedir. Özellikle son zamanlarda diyabet hastalığında geliştirilen ameliyat yöntemi, diyabet hastaları için bir umut olmuştur. Ancak diyabet ameliyat tüm tipteki diyabet hastaları için geçerli değildir. Yalnızca Tip-2 diyabet hastalarına uygulanabilen ameliyat tedavisi, vücutta yeterli şekilde üretilen insülin hormonunun hücreler tarafından kullanılabilmesini sağlamaktadır.

Ameliyat sırasında gerçekleştirilen operasyonlar insülin hormonunun üretildiği pankreasın sağlıklı bir şekilde çalışması için yapılır. Ancak sanılanın aksine pankreas üzerine direkt olarak bir müdahale yapılmaz. Esas müdahale mide ve ince bağırsak üzerinde gerçekleşmektedir. Ameliyat tedavisinin Tip-1 diyabet hastalarına uygulanamamasının nedeni ise, bu hastaların vücutlarında insülin hormonunun üretilmemesidir. Bu nedenle ameliyat tedavi yönteminin diyabet hastası kişilere uygun olup olmadığı hekim muayenesinin ardından belirlenmektedir.

3 YORUMLAR

  1. Şeker hastası olduğunuzu anlamanız için bir çok neden var. Ben kendimden biliyorum size de anlatayım hemen anlayacaksınız. Akşam yatıyor yada geç saate televizyon izlerken birden bire bakmışsınız kendinizi dolabı açmış içine bakarken buluyorsunuz. Müthiş bir yemek yeme isteği ve bu isteğe karşı gelemezsiniz tok olsanız bile tıka basa yersiniz. İkinci yöntem idrarınız şekerimsi kokuyorsa. 3. Teknik ağız kuruluğudur. Son olarak size bir tavsiye vereyim belinizin kalın olması sizi şeker, kalp, tansiyon gibi ölümcül hastalıklara götürür. Ayrıca karaciğer yağlanması da olursa işte o direk şeker hastalığının habercisidir. Organlar etrafında oluşan yağ kütlesi kendini bir organ zanneden ve sürekli yemek yeme isteği doğurur. Bu durum insülün direnci olarak adlandırılır. Bu durumdaysanız geçmiş olsun. Onunla yaşamayı öğrenin.

  2. Eskiden bu hastalığa zengin hastalığı derlerdi. Şimdi bakıyorum da herkeste var obezite ile bu hastalık tavan yapıyor. Aile bireylerinden geçen diyabet için bir şey diyemem o kişinin kaderidir. Mesela Annenizde şeker hastalığı var ise sizde de mutlaka genetik olarak olacaktır. Bu hastalığın çaresi düzenli egzersiz ve kurallara uygun sağlıklı beslenme .

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz