kitap

Haşhaşiler 3.Bölüm

Haşhaşiler örgütünün şeması. Haşhaşilerin lideri kimdir? Hasan Sabbah ne zaman yaşadı. Hasan Sabbah aslen nerelidir?

“Alamut Terörünün Kaynakları ve Hasan Sabbah” adlı kitabından çıkarılan notları sizlerle paylaşıyorum. Bir döneme damgasını vuran Haşhaşiler, yüzyıllarca adından bahsettirmiştir. Toplamda 5 konu halinde yayınlanacaktır. Daha önce 1.bölüm ve 2.bölüm yayınlanmıştı, 3.bölüm ile devam ediyoruz.

1.KONUYU OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

2.KONUYU OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

3.Bölüm: Alamut Terörünün Kaynakları ve Hasan Sabbah

Hasan Sabbah Batıni eğitim kurumlarındaki eğitim ve öğrenimini tamamladığı zaman çağının hemen hemen bütün önemli dinsel ve sivil bilgisine sahip bulunuyordu.

Hasan Sabbah zeki, kurnaz, becerikli; geometri, aritmetik, astronomi ve büyüde derin bilgiye sahipti. Şeriata karşı olduğu halde dini bütün görünmek için radikal kararlar verdiği görülmektedir. İçki içen ve cinayet işleyen oğullarını idam ettirdiği söylenmektedir. Ancak, cinayet işlediği söylenen çocuğunun sonradan suçsuz olduğu ortaya çıkmıştı.

Alamut Terörü

Görünüm olarak belli bir sınırı, coğrafi şekli ve kesintisiz yüz ölçümü olmayan bir siyasi oluşumdu. Bağlı bulundukları veliaht Nizar dolayısıyla “Nizar Devleti” olarak da anılmaktaydılar. Doğu İran’dan Suriye’ye kadar yüzlerce kale, köy ve kasabadan oluşan bir siyasi oluşum haline gelmişlerdi.

Tarikat katılanlarının kutsal saydıkları imama duydukları aşırı saygı ve gelecekte oluşacağına inandıkları faziletli yaşama yönelik özlemin yarattığı kitlesel psikoloji, devletin varlığının temel inancıydı. Alamut terörünün esas uygulamalarını; sarp ulaşılmaz yüksek dağların tepelerinde kurulan kalelerde üslenen fedailerin, kurnazlık, hile ve soğukkanlılıklarıyla işledikleri cinayetler oluşturuyordu.

Alamut Kalesi

İran’da olduğu gibi Suriye’de de bir çok kaleler ele geçirilmişti. Hisn Al Masyad, Kahf, Kadmus, Ullayka, Al Havabi… Örgütün beyin takımının üssü yani karargah “Alamut Kalesi” olarak kaldı.

Alamut, kelime itibariyle “Kartal Yuvası” anlamına gelmektedir. Nehirlerin aşındırarak oyduğu derin vadiler ve bulutlara karışan sarp kayaların, tepenin koruduğu kale “Elbruz” dağlarının doruklarında gerçek bir kartal yuvasına benziyordu. Alamut Kalesi, Kazvin’e ve o dönem Selçukluların başkenti olan Rey’e çok yakındı.

Haşhaşiler Örgüt Şeması

Hasan Sabbah örgütünün yapılanması söz konusu kitapta hiyerarşik sıraya göre şu şekilde tasnif edilmiştir:

1. İmam

2. 4’ü imamın yanında, 8’i diğer bölgelerde bulunmak üzere 12 kişi hüccet(temsilci)

3. Daî(tebliğci):Halka davet ve propaganda faaliyetlerini yürütürler. İki gruba ayrılırlar.

    3.a. Mükellep: Batıniliğin propogandası yapılır, örgüte eleman kazandırırlar.

    3.b. Mezun:  Batıniliğe girmeye hazırlanan ve olgunlaşan mürit adaylarını mezhebe kabul   edilip edilmeyeceklerini belirleyen yetkililerdir.

Haşhaşiler örgütünün yönetim şeması bu şekildeydi. Bu birimler kendi içlerinde de çeşitli hiyerarşik silsileye ayrılmışlardır.

1 Yorum

  1. Bu topluluk yada tarikat mi diyelim o dönemde yaşamadığım için buna karar veremem ama şunu iyi biliyorum ki o dönemde yaşayan adına haşhaşi dedikleri ve Alevilikle itam edilen mezhebin sapık mezhep olduğu ve Alevilerin hep bu mezheple anılması bir alevi olarak beni çok rahatsız eder İsmailliler haşhaşiler ne olursa olsun sadece şunu bilmeniz lazım bizler beşeriz ve bu dünyadan göçüp gideceğiz ve burada yaşadıklarımızın eni sonu Allaha hesabını vereceğiz. Şimdi o mezheplere sapık diyenlere ben şunu söylemek isterim ( Aleviyim Arap Alevisi Nusayri ) sizler ne derece de müminsiniz yezide biat eden atalarınızın arkasından gelen bir dine ayak uydurarak mı yoksa kitapta açıkça yazan Allah’ın emir ve yasaklarına uyarak mı bence siz ilkini seçtiniz Kuranı Kerimin ilk kelimesi İkra yani oku iken sizler pozitif bilimlere şeytan icadı bu bilimle uğraşanlara şeytan dediniz Kuranı Kerimi tozlu raflara ve duvarlara sizin gibi beyinler mahkum etti şimdi size sorarım yezide biat eden şimdiki yöneticiler mi yoksa hakkıyla yapılan haksızlığın karşısında susmayan Hasan Sabbah mı?
    Son olarak Haşhaşilere laf uzatanlara bakıyorum da dinime söven Müslüman olsa sözü aklıma geliyor bugünün Yezidilerinin son icraatı olan fetva şu şekilde Yolsuzluk hırsızlık değildir. Allah sizlere akıl fikir versin.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz